5 Aralık 2012 Çarşamba

United States of Tara

Akıbetini araştırmadan izlemeye başladığım, acayip sevdiğim ve sonunda iptal edildiğini öğrenerek sinir olduğum dizilere biri daha eklendi... 2009 yılında Showtime tarafından yayına giren ve 2011'de üçüncü sezonunu tamamladıktan sonra iptal edilerek televizyona veda eden United States of Tara, son derece başarılı olmasına rağmen reytinglerin azizliğine uğrayan dizilerden bir tanesi. 

Görünüşte son derece normal bir orta sınıf Amerikan ailede genç bir anne olan Tara'yı ve onun ailesini konu alıyor United States of Tara. Ne yapmak istediğine karar veremeyen uçarı kızı, gay olduğunu yeni yeni fark eden ergen oğlu ve peyzaj düzenleyicisi kocası ile ilk bakışta mutlu mesut yaşadığını düşündüğümüz Tara'yı diğer annelerden farklı kılan ve bizi ekrana kitleyen şey ise, onun DID (Dissociative Identity Disorder) adı verilen çoklu kişilik bozukluğundan muzdarip olması.

(Soldan başlayarak) Buck, Alice, Tara ve T.


                                                  
Son derece komik ve aynı zamanda acayip durumlara tanık olduğumuz dizinin konusu, Tara'nın uzun bir süre sonra kendisini "salya akıtan bir bitkiye" çeviren hapları kullanmayı bırakmasıyla başlıyor. Bölüm bölüm Tara'nın yıllar önce yaşadığı bir travma sonucu oluşturduğu farklı kişilikleri tanımaya başlıyoruz ki bunlar, 1950'lerde yaşayan kontrol manyağı bir ev hanımını (Alice), 16 yaşında ağzı bozuk bir genç kızı (T.) ve motor kullanıp av tüfeği taşıyan bir savaş gazisini (Buck) kapsıyor. Birinci sezonda bu alt kişilikler üzerine yoğunlaşılsa da ikinci ve üçüncü sezonda son derece acayip ve yer yer endişe verici şeyler de gerçekleşmiyor değil. Yaşadığı travmayı ve ne zaman bu kişiliklerin ortaya çıktığını hatırlayamayan ve kaybettiği zamanların sebebini öğrenmek isteyen Tara'nın başına ne geleceğini merak ediyor, bir yandan da çoğu kişi tarafından 'deli' olarak hitap edilecek bir anneye veya eşe sahip olmanın günlük hayatta yol açabileceği zorlukları da görüyoruz. 

Burada söylemeliyim ki, Tara rolünü üstlenen Toni Colette'in oyunculuğu da burada çok önemli bir rol alıyor. Velvet Goldmine (1998) ve Little Miss Sunshine'da (2006) takdir ederek izlemiştim ama burada diziyi izlenebilir kılan şeylerin en başlarında geldiğini söylemek abartmak olmaz kesinlikle. Aldığı Emmy ve Golden Globe ödülleriyle de dizinin başarısına başarı katan Toni Colette'in bundan sonra ne yapacağını da merak etmekteyim. Dizinin izlenmeme sebebi neydi diye soracak olursanız, beni geçiyor vallahi. Ben çok zevk alarak kısa sürede 3 sezonu da bitirdim, zaten her bölümü 25-30 dakika arasında değişen ve sezon başına 12 bölümcük olan Tara'yı izlemekte ne gibi bir zorluk çekilebileceğini gerçekten aklım almamakta. (Yani, dizide kullanılan müzikler bile çok güzel, sorun neydi???!)

Dizinin Emmy kazanan açılış jeneriği

Yapımcılığını Steven Spielberg'ün ve senaristliğini de Diablo Cody'nin (en iyi orjinal senaryo dalında Juno'yla Oscar kazanmıştı kendisi hatırlarsanız) üstlendiği United States of Tara, sonunu göremediğimiz diziler kervanına haksız yere katılmış bir örnek daha. Televizyondaki çoğu şeyden çok daha ilginç ve akıllıca bir yapım olmasına ve uyumlu bir oyuncu kadrosuna sahip olmasına rağmen Tara'nın (aynı zamanda Alice, T. ve Buck'ın) hikayesinin nasıl bağlanacağını göremeyecek olmak, büyük bir üzüntü gerçekten.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder