26 Şubat 2012 Pazar

84'lük Altın Amca

Evet, işte yılın en görkemli ödül töreninin zamanı geldi çattı. 84. Akademi Ödülleri, bu gece sahiplerini bulacak. Bir sürü filmin 24 farklı kategoride yarıştığı Oscar törenleri, bir kez daha Los Angeles'taki Kodak Theatre'da gerçekleşecek.
Hangi filmlerin, aktörlerin ödül aldığı ne kadar önemli olsa da, Oscar törenlerinin bu ölçüde izlenmesindeki büyük pay, elbette tören için hazırlanmış olan showlara ve o senenin sunucusuna aittir. Bu sene törenin sunucusu, bununla birlikte 9. sunuculuğunu yapacak olan aktör/komedyen Billy Crystal. Son birkaç senedir tören eski "havasını" kaybedip aşırı derecede sıkıcılaşmış olduğundan, geçmişte çokça sunuculuk yapmış olan Crystal'ın seçilmesi garip değil, ama iyi bir seçim mi bilemem. Hugh Jackman'ın sunuculuğunu yaptığı bol danslı 2009 töreninden sonraki törenlerin giderek etkileyiciliğini kaybetmiş olduğunu herkes kabul eder herhalde. Bu ağır havayı 2012 törenlerinde Billy Crystal üzerimizden atabilecek mi, göreceğiz.

Bu yılın adaylarına gelirsek, ön sıralarda benim hâlâ izleme şansını bulamamış olduğum, ödül törenlerinden asla eli boş dönmeyen The Artist var elbette. 11 adaylıkla bu yılın birincisi olan Martin Scorsese'nin Hugo filminin ardından 2. olan The Artist, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri başta olmak üzere 10 adaylığa sahip. Jean Dujardin'in yılın en popüler aktörü, The Artist'in ise yılın en nostaljik filmi olduğuna şüphe yok ama bakalım bu 10 adaylığından kaçını almayı başarabilecek... Filmi izlememiş olmama rağmen, Jean Dujardin Oscar'ı kucaklarsa hiç şaşırmayacağım ama Yardımcı Kadın Oyuncu ve En İyi Film dalında aynı başarıyı yakalayacağını düşünmüyorum.
 En İyi Erkek Oyuncu dalının diğer adayları olan Brad Pitt ve George Clooney'nin yüzünün güleceğini de hiç sanmıyorum; ama ödülü Tinker, Tailor, Soldier, Spy'la ilk Oscar adaylığını almış olan (şaka gibi resmen) Gary Oldman kazansa ilginç bir sürpriz olur.


 The Artist filminde Jean Dujardin

En İyi Kadın Oyuncu listesine bakacak olursak, bu sene büyük bir rekabet olduğunu söyleyebiliriz herhalde. 17. Oscar adaylığıyla kendi rekorunu kıran Meryl Streep The Iron Lady filmiyle, Margeret Tatcher rolünde. Tamam, Meryl Streep'i çok çok severim oyunculuğuna söylenecek laf yok tabii ki ama, açıkçası onun kazanmasından yana değil gönlüm. 6. Oscar adaylığında nihayet Glenn Close kazanırsa, daha mutlu olacağım açıkçası. Ya da Marilyn Monroe'yü oynamayı geçip resmen ona dönüşen Michelle Williams alırsa... The Help filmiyle gelen Viola Davis'in de çok iyi olduğuna dair söylemler aldım, filmi görme şansım olmadığı için bir şey diyemeyeceğim ama en azından Rooney Mara'nın bu sene şanssız olduğuna hepimiz eminiz. The Girl With The Dragon Tattoo'yla hakkaten iyi bir iş çıkarmıştı ama bu kadar güçlü rakipler arasından sıyrılması hiç mi hiç mümkün değil..


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Christopher Plummer ve Max von Sydow yarışmayı önde götürürlerken, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında da Octavia Spencer'ın alacağına dair görüşler var, nitekim Golden Globe'u da kendisi kazanmıştı. The Help'i izlemediğimden, tekrar bir yorumda bulunamayacağım, ama listenin geri kalanının da çok güçlü olduğu söylenemez, o yüzden şaşırtıcı bir durum göremeyiz gibi geliyor.

En İyi Film ve En İyi Yönetmen adaylıklarına gelecek olursaaaak, gerçekten çok seçenek var. Ne diyebilirim, Extremely Loud ve Incredibly Close ve War Horse'un kazanmayacağını söyleyebilirim en azından. Woody Allen'ın en iyisi olmasa da çok beğenilen Midnight In Paris de başarılı olmayacak gibi geliyor bana. Hugo'nun ise aday olduğu bu iki kategoriden birini mutlaka alacağını düşünüyorum, almazsa üzülürüm açıkçası. Ama işte, bu yılın herhalde en popüler filmleri olan The Artist ve The Help bir atak yaparlar belki, bilmiyorum. 

Akademi'nin ne yapacağı belli olmuyor bazen ve 2011 gerçekten seçeneği bol filmli bir yıl oldu. Her şey bu gece açıklanacak. Eğer ayakta kalıp izlemeyi düşünenlerdenseniz, bu gece 01.00'da Kırmızı Halı töreni, 03.30'da ise asıl tören başlayacak, CNBC-e'den spontane çeviri haliyle ya da NTV'den orjinal haliyle izleyebilirsiniz. Hadi bakalım, iyi olan kazansın!